Köşe yazarları

Solan Gül ötmeyen bülbül Baykal modeli Aslı tarifi


Aslı Aydıntaşbaş ciddiye aldığım yetenekli bir gazeteci.

Cumhuriyet’te yazıyor. O nedenle yazılarında “Kürtsüz olmaz” hükmünü ifade etmesi tahminlerin ötesinde etkili.

Bu o kadar etkili ki, bir Cumhuriyet okuru olduğunu düşündüğüm Deniz Baykal, “Kürtsüz olmaz”ı iyece “somutlamış”. Kendisini her zaman olduğu gibi “merkeze” koyduktan sonra, “soluna” Ahmet Türk’ü, “sağına” da Meral Akşener’e yerleştirmiş.

Aslı kardeşimin “etkisi” bu nedenle beni biraz korkuttu.

Korkmamın sebebi, bir “CHP, MHP, HDP modeli” değil. Ben şahsen “modelden” korkmam. Sonuçta “modeldir”, yani “hakiki” değil. Masada durmakta.

Korkumun sebebi, “hakiki” olmayan “modellerle” oyalanırken, “atı alanın Katar’ı geçmesi” ihtimalından.

Modrele şöyle bir bakın:

Modelin merkezindeki kişi “Baykal”. TBMM’nin “en yaşlısı”. Yüzünden sağlık fışkırsa da, o yaştaki bir insan için “iki buçuk yıl”, orta yaşlı bir insanın “on yılına” eşittir. Beni sorgulayan savcıya, “bu iddiadan bana kaç yıl verirler” diye sormuştum; bir bana, bir de önünde kimliğimle ilgili belgelere baktı, sonra hafiften keyifli bir sesle, “gençler için pek bir önemi yoktur, lakin senin için müebbede eşittir” deyiverdi. Bu yaşta “beş yıl” ceza yedin mi, çıkışın olmayabilir yani. Demek istediğim “modelin” merkezindeki Baykal için bu iki buçuk yıl çok uzun bir zaman. Kim öle kim kala…

Ya Akşener? Genç sayılır. Dinamiktir.

Ahmet Türk, HDP’nin “en genç yaşlısıdır”.

İyi de, diyelim ki “model” işledi. Türk Baykal’ın solunda, Akşener sağında yer aldı. Bu “model” şu sıra tamamı değişecek olan HSYK “yargısının” “urun ha” demesiyle biri FETÖ’cülükten, öteki PKK’cilikten soluğu zindanda alır.

“Modelin” koruyucusu yoktur.

“Baykal modelinin” hali böyleden böyle.

Ya Aslı kardeşimin modeli.

Onunki iyiden iyiye “abstrakt”. Model “kurtarıcı başkan adayının” resminden yoksun. Ortada “tarif” var.

Eğer “hayır” cephesi, zamanını “model” ya da “kurtarıcı aday” aramakla harcarsa, bilin ki, o hayır cephesinin kendisi “harcanır”. “Model ve aday peşinde koşanlar” iki buçuk yıl sonra, bugün içinde bulundukları “tek adam rejimini” bile mumla arar hale gelebilirler.

Nedeni basit.

Erdoğan rejimi dünya ölçüsünde izole oldu. Attığı her adımla kendi cephesini daraltmakta. Ve oyları hızla azalıyor

Erdoğan eer onu bugün durduramazsanız, ne Baykal modeline ve ne de Orhan Bursalı’dan “mülhem” Aslı Aydıntaşbaş “tarifine” iki buçuk yılın sonunda asla izin vermeyecektir. Gül bile sararıp soluyor, bu bahçede bülbül öter mi?

Başka? Güney sınırlarında Kürtlerin “dolaşmasını” “beka” meselesi yapan rejim, şimdi sınırlarında Amerikan ve Rus askerlerinin dolaşması karşısında allak bullak durumda. AKPM onu “denetime” almış. Rusya “domateslerini” boykota devam ediyor.

Ama daha tehlikelisi şu: Bu gidiş, Trump’ın fırsat yakalar yakalamaz Türkiye’yi İran’la çatışmaya sürükleyeceği bir felakete açılıyor. Düşünün Trump şöyle diyor: “Azizim Erdoğan ben seni Kürtten kurtarayım, sen de beni Farstan kurtar”…Erdoğan ne yapar? Ne yapacak; “lebbeyk ya sahib” diyecek. Sonrası “Saddamlı Irak” resmidir. Erdoğan da gider, Molla da gider, lakin Türkiye bir daha zor iflah olur. Iran-Irak savaşından sonra her iki ülke yarım yamalak ayakta kaldı iseler, bunu petrole borçlular. Sende “yeşil renkli namus gazı” var sadece.

Özetle.

Şu anda ne bir “model”e “evet” konusunda, ne de bir “başkana” “evet” konusunda “Hayır cephesinde” mutabakat sağlayamazsınız. Bu yöndeki tartışmayla sadece “hayırcıları” bölersiniz.

Bugünün yapılacak işi, “iki buçuk yıl boyunca”, Rejimin atacağı bütün anti demokratik adımlara, savaş hazırlıklarına ve saldırılarına, ırkçılığa, Kürt düşmanlığına, ekonomik krizin yükünü halkın sırtına yükleme yeltenişlerine, kadınlara karşı yönelecek alçaklıklara, çocukların ekonomik ve cinsel istismarına, her gün, her saat, her dakika ve her saniye “hayır” demeye devam etmektir.

Bugün tek bir programa, tek bir modele ve adaya “evet” diyemeyecek kadar bölünmüş olan Hayır cephesi, iki buçuk yıl boyunca hergün sürekli “hayır” diyerek, “demokrasi okulunda” olgunlaştığı zaman, 2019 Başkanlık ve parlamento seçimlerinde neye “evet” diyeceğini de bilecektir.